Mega Sağlık
AnasayfaKategorilerAraInstagram

Instagram'da Biz

Tümü →
Kış aylarında cilt bakımı ipuçları 🧴✨ #ciltbakımı #sağlık
Sağlıklı kahvaltı önerileri 🥑🍳 #beslenme #sağlıklıyaşam
Günlük 10.000 adım hedefi için motivasyon 💪 #fitness
Doğal cilt maskesi tarifi 🌿 #güzellik #doğalbakım
Uyku kalitesi için 5 altın kural 😴 #sağlık #uyku
SPF kullanımı yıl boyu önemli ☀️ #ciltkoruma

Mega Sağlık

Sağlık haberleri ve bilgilendirme portalı

HakkımızdaİletişimInstagram

© 2026 Mega Sağlık. Tüm hakları saklıdır.

  • Anasayfa
  • Kategoriler
  • Ara
  • Instagram
Güzellik

Güzellik

Aşık Olduğunuzda Vücudunuzda Değişen 5 Mükemmel Şey
Güzellik

Aşık Olduğunuzda Vücudunuzda Değişen 5 Mükemmel Şey

Merhaba çok değerli takipçilerimiz sizlere bugün aşık olduğunuzda vücudunuzun nasıl değiştiğini anlatan 5 şeyden bahsedeceğiz saygılarımızla Hiç kimse, aşık olduğu zaman her şeyin değiştiği gerçeğini inkâr edemez. Hayatı boyunca sürekli bir sonraki aşkın peşine düşen insanlar vardır çünkü bu duyguyu mümkün olduğunca çok yaşamak isterler. Aşık olduğunuzda, yükselen adrenalin seviyelerinden dolayı bazı davranış değişiklikleri ve farklı duygular yaşamaya başlarsınız. Ama neden böyle oluyor? Bugünün makalesinde bu konuya değineceğiz. Aşkın, kalpten daha çok beyindeki kimyasal değişikliklerle bağlantılı olduğunu göreceksiniz. 1. Aşık olunca adrenalin düzeyleriniz önemli ölçüde artar Aşık olduğunuz zaman anksiyete yaşadığınızı ve sevdiğiniz kişiyle beraber olduğunuzda kalbinizin kontrolsüzce attığını fark ettiniz mi? Tüm bunlar adrenalin sayesinde gerçekleşir. Evet, aşırı spor egzersizleri yaparken ya da risk altında olduğunuzu fark ettiğinizde sizi harekete geçiren madde adrenalindir. Şüphesiz, aşık olmak yüksek hızda motosiklet sürmekten daha az risk taşır… vücut bunlara aynı şekilde tepki verir. Adrenalin düzeyleriniz yükselse de ciddi bir sorun geliştirmeniz muhtemel değil. Sadece davranışlarınızdaki değişikliklere dikkat edin ve o adrenalin hissini yaşamak için bir ilişkiden diğerine atlıyor olabileceğinizi fark edin. İkincisi, mümkünse kaçınmanız gereken sağlıksız bir eylemdir. Vahşi duyguların, her şey basitleşip ve rahatlayınca kaybolmaya başlaması normaldir. 2. Stres ile daha iyi başa çıkabileceksiniz Hayatınız zaten yoğun ve stresli mi? Durum böyleyse, aşık olduğunuzda vücudunuzun kortizol salgıladığını bilmek sizi mutlu mutlu edecektir. Bu kimyasal karşı karşıya kaldığınız strese bir yanıt geliştirir. En bariz belirti, daha önce aniden öfkelenmenize, kalakalmanıza, ya da ağlamanıza neden olan durumların artık gülümsemeyle son bulmasıdır. Bu, eşinizin sizi kurtarmak için gelmiş bir melek olmasından dolayı değil, vücudunuzun bir nevi anestezi etkisinde olmasından kaynaklanır. Eğer stres ya da üzüntü yaratan psikolojik dönemlerden geçtiyseniz, bu yanıt sayesinde ilaçlarınızı almayı bırakmayın. Çok daha iyi hissetseniz bile, bu geçici bir duygudur ve giderek azalacaktır. 3. Daha seksi hissedersiniz ve cinsellik için daha istekli olursunuz Cinsel arzu herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir ama aşık olduğunuzda yükselen dopamin seviyeleri bu hissi yoğunlaştırır. Ayrıca vücudunuza ve fiziğinize daha fazla güvenmenize yardımcı olacaktır. Bu yüzden, aşık olduğunuz zaman görünümünüzde istediğiniz değişimleri tetiklemek için iyi bir zamandır. Bir şey akılda tutmak gerek. Bu duygusallık ve macera arzusu sonsuza dek sürmez. Birçok çift başta sadece cinselliğe odaklanır ama zamanla aşkın bu aşaması sona erebilir. Bu değişiklikleri anlamak ve ilişkinin daha az yoğun, daha dayanıklı yönlerini geliştirmeye odaklanmak önemlidir, örneğin: Ortak hobiler İyi iletişim Birlikte özel zaman oluşturma Bu şekilde, dopamin seviyeleri azaldıktan sonra sizi bir araya getiren şeylere sahip olmaya devam edebilirsiniz. Aynı zamanda cinsellik arzunuzun kontrolü kaybetmenize neden olmamasını sağlamak önemlidir. Cinsel ilişkiye her zaman güvenli girin ve kendinizi riske atmayın. 4. Korku bir bariyer olmaktan çıkar Aşık olduğunuzda salgılanan adrenalinin bir yan etkisi de daha önce düşünülemez olan şeyleri yapmaya cesaret edebilmenizdir. Şimdi kendinizi daha meyilli hissedersiniz ve o kişi ile yeni şeyler yaşamaya hazır olursunuz. Bu yeni partneriniz ile özel anılar oluşturmak ve sizi rahatsız eden şeyleri yapmaya son vermek için iyi bir zamandır. Sadece onları analiz etmeden ciddi kararlar alma konusunda dikkatli olun. Hep hayalini kurduğunuz balon gezisine çıkmaya karar vermek harika bir histir, ama kolunuza onun adı ile dövme yaptırmadan önce iyi düşünün. Birçok insanın düşündüğünün aksine, korku tamamen olumsuz bir duygu değildir. Korkunun işlevi potansiyel riskli durumları tespit etmenize yardımcı olmaktır. Tabi ki bazen bu anlamsız görünebilir, ama aynı zamanda sağlam temelli korkuları vardır ve bunları ayırt etmeyi öğrenmeniz gerekir. 5. Yeni ortağınızdan uzak olduğunuz zaman anksiyete hissedersiniz Bir ilişkide olduğunuzda bir tür bağımlılık geliştirirsiniz, bu yüzden ondan uzak olduğunuzda rahatsızlık ya da güvensizlik hissetmeniz normaldir. Bu sizi geceleri uyanık tutan bir şeydir ve hatta kontrol edilemeyen bir kıskançlığa yol açabilir. Bunlardan herhangi birini fark ettiniz mi? Öyleyse, neler olduğunu anlamak ve bunun üzerine düşünmek için kendinize zaman verin. Unutmayın, aşık olduğunuzda iyi hissetmelisiniz, endişeli değil. Tümüyle etkisi ilginçtir, çünkü bir yandan kendinizi daha seksi hissedersiniz ve ilişkiniz için her şeyi yapmaya hazır olursunuz. Ama diğer yandan, partnerinizle sürekli birlikte olmak istersiniz. Aşık olduğunuzda bu tür şeyler hissettiğinizi fark ettiniz mi?

Kadir Hameş·3 Şubat 2020
Rinit Nedir ? Rinit ile Mücadelede Doğal Çözümler
Güzellik

Rinit Nedir ? Rinit ile Mücadelede Doğal Çözümler

Merhabalar Saygıdeğer okurlarım ve Çok kıymetli hastalarım sizlere bugün rinit nedir rinit ile ile mücadelede doğal çözümler sunan yazımı paylaşıyorum keyifli günler dilerim Nüfusun yaklaşık % 20'si, yaşından bağımsız olarak alerjik rinitten (saman nezlesi) mustariptir. Bu makalede bu durum ile nasıl savaşılacağını öğreneceksiniz. Rinitten mustarip olan herkes, bunun gerçekten çok sinir bozucu bir durum olduğunu bilir. Bu nedenle, çoklu belirtilerinin rahatsızlığı yaşam kalitenizi önemli ölçüde azaltabilir. Kaşıntılı burun delikleri ve sürekli bir burun akıntısı insanları gerçekten çileden çıkartabilir. Bununla birlikte, bu sorunun çözülmesine yardımcı olacak birçok alternatif çözüm de vardır. Rinit nedir? Alerjik rinit veya saman nezlesi olarak da bilinen rinit, burun boşluğu için en rahatsız edici enflamatuar hastalıklardan biridir. Alerjinin neden olduğu nazal mukozanın kronik iltihabı olarak sınıflandırılmıştır. Bunun nedeni çoğunlukla: toz, toz akarları, duman, polen, hayvan kılı, zararlı kimyasallar ve daha fazlasıdır. Yiyecek alerjisinin bir sonucu olarak da meydana gelebilir. Rinit nasıl tanınır? Bu sorunun belirtileri kesinlikle burun ve boğazla ilgilidir. Bunları nasıl önleyeceğinizi bilmek de önem arz eder. Aşağıdaki liste, bu sağlık sorununu kolayca tanımanıza yardımcı olur: Kaşınan gözler. Pembe gözler. Gözlerde sürekli su olması Öksürüp durmak. Burun tıkanıklığı. Kaşıntılı burun delikleri. Aşırı ve şeffaf mukus. Bunlar en yaygın belirtilerdir. Bununla birlikte, diğer daha az yaygın rinit emareleri de vardır: Yorgunluk. Baş ağrısı. Uyumada zorluk. Şişmiş burun delikleri. Rinitle savaşan doğal ilaçlar Bir uzmanı görmenin ve vereceği talimatları takip etmenin yanı sıra, yapabileceğiniz en iyi şey, uygun ve hijyenik önlemler almaktır. Bir hastalıktan kurtulduktan sonra, tüm sağlıklı alışkanlıkların bir fark yarattığını unutmayın. Ayrıca tutarlılık rinitle mücadelede esas bir unsurdur. Aşağıdaki doğal alternatifler nefes almayı kolaylaştırır ve rinit semptomlarının çoğunu hafifletir. Zerdeçal Zerdeçal, sadece rinit için değil aynı zamanda her türlü alerjinin tedavisi için de birçok fayda barındıran bir baharattır. Anti-enflamatuar ve antioksidan özellikler, rinit semptomlarının tedavisinde çok yardımcı olur. Burun tıkanıklığı, kaşıntı ve şişlik hissini azaltır. Kullanımı 2 yemek kaşığı bal ile 6 yemek kaşığı öğütülmüş zerdeçalî karıştırın. Kapalı bir kavanozda saklayın. Bir ay boyunca günde iki çorba kaşığı alın ve aradaki farkı çok rahat bir biçimde göreceksiniz. Meyan kökü Meyan kökü, anti-enflamatuar özelliklere sahip bir bitkidir. Bununla birlikte, kökler rinit tedavisinde de kullanılır. Kortizonla kıyaslandığında çok güçlüdür, ama doğal. Aynı şekilde, zerdeçal gibi, meyan kökü de her türlü alerji için kullanılabilir. Balgam söktürücü olarak ve öksürük tedavisi için de kullanabilirsiniz. NOT: Hipertansiyonu olan kişiler için önerilmez. Kullanımı Meyan kökünü kullanmanın birçok farklı yolu vardır. Bununla birlikte, en fazla tercih edilen üç şekli vardır: haplar, infüzyon veya meyan kökü suyu. Sarımsak Sarımsak ile ilgili üç harika bilgi var; her şeyden önce, elde etmesi gerçekten çok kolay. İkincisi, çok ucuz. Üçüncüsü, pek çok sağlık yararı var: antibiyotik, antiviral, antibakteriyel, antienflamatuar… Hatta immünolojik uyarıcılar için bileşenlerden biri olarak da kullanılır. Kullanımı Bu hastalığı tedavi etmek için sarımsak kullanmak kolaydır. Sadece günlük iki çiğ sarımsak çiğneyin. Ek olarak, birçok farklı tarife de sarımsak ekleyebilirsiniz. Her gün gereğinden fazla sarımsak tüketmediğinizden emin olmak için doktorunuza danışın. Yeşil çay Yeşil çay hiç şüphesiz dünyanın en ünlü doğal ilaçlarından biridir. Bununla birlikte, esas olarak bir diüretik olduğu bilinir, ancak ayrıca rinit tedavisinde de kullanılabilir. Yeşil çay vücudun rinit semptomlarının çoğundan sorumlu olan bir bileşik olan histamin üretimini engelleyen özelliklere sahiptir. Kullanımı Yeşil çaya gelince, yararları düzenli tüketiminden gelir. Gün içinde hemen hemen herhangi bir zaman diliminde içebilirsiniz. Bununla birlikte, rinit için günde en az 2 ve 3 bardak içmeniz gerekir.

Kadir Hameş·7 Ocak 2020
Erkeklerde Cinsel İsteksizlik Neden Görülür ?
Güzellik

Erkeklerde Cinsel İsteksizlik Neden Görülür ?

Erkekte cinsel isteksizlik toplumda sanılanın aksine çok sık görülen bir cinsel problemdir. Erkekte cinsel isteksizliği birincil ve ikincil olarak ikiye ayırabiliriz. Yani uzun süredir bu durum var mı yoksa partneri olduktan sonra veya evlendikten sonra mı bu durum gelişti buna bakmak gerekir.nnÇünkü bu durumda sıkıntının neden kaynaklandığını görüp partneri ile mi çalışmamız gerekiyor yoksa kişinin eski dönemlerde temeli atılan duyguları bilişsel veya bilinçaltı noktalarda mı ele almak gerekiyor buna karar vermek gerekebilir.nnErkekte cinsel isteksizliği tanımlayacak olursak erkeğin partnerine karşı herhangi bir cinsel istek duymaması ya da duysa bile eyleme geçmemesi şeklinde kısaca tanımlanabilir.nnERKEKTE CİNSEL İSTEKSİZLİK SORUNUNDA ÇİFTLER NELER YAŞAR VE NASIL BİR SÜRECE GİRMELİDİR?nnÖzellikle evlilikte cinsellik vazgeçilmez bir unsurdur, evliliğin yapı taşıdır. Cinsellik bizim zannettiğimizden de önemli bir olgudur. Duyguları dışa vurmakta, fizyolojik ve psikolojik sağlığımızı sağlamakta olan bir unsurdur. Bu yüzden herhangi bir cinsel isteksizlik olduğunda çiftler yarım, eksik kalabilmektedirler. Tabi ki de buradaki cinsel isteksizlik ve cinsel sorun illa ki birleşememe değil genel olarak yaklaşamama olarak ele alınmaktadır veya cinsel birleşmenin dışındaki şeylerinde olmaması noktasında ele alınmaktadır. Öncelikle cinsel isteksizliği olan bir erkeğin partneri bu noktada kendi kendine olumsuz düşünceler üretebilir.nnBu negatif düşüncelerden bazıları şunlardır; “ben beğenilmiyorum”, “ben arzulanmıyorum”, “ben tercih mi ediliyorum?”, “ben aldatılıyor muyum?”, “ben kadınsı değil miyim?” gibi olumsuz düşünceler gelebilir. Kadının bu olumsuz düşünceleri ise genel itibari ile hem duygusal, hem sosyal, hem de cinsel bir geri çekilme yaşamasına sebep olabilir. Bu durum dolayısıyla evlilik birliğini, çift ilişkisini, çift doyumunu, cinsel doyumları illa ki etkilemektedir. O yüzden cinsel isteksizlik çiftler arasında sanıldığının aksine çok daha büyük bir sorundur.nnERKEKLERDE CİNSEL İSTEKSİZLİK TEDAVİSİ NASIL OLMAKTADIR?nnErkekte cinsel isteksizlik sadece cinsel terapi ile yani davranışçı teknikler ile ele alınması yetmeyebilir. Çünkü erkekte cinsel isteksizlik evrimsel yönlerin dışında erkeğin kişilik yapısı, partnerin kişilik yapısı, çift uyumu ve genel ailesel (kayınvalide, kayınpeder, görümce, elti gibi) problemlerinde olabileceği, kısıtlanmışlıkların ve engellenmişliklerin hissedilebilmesi ile ortaya çıkabilen olumsuz bir cinsel problem olabilmektedir.nnBu sorundan dolayı bize gelecek kişilere öncelikle tedavi yolları uygulamak yerine kişiyi ve partnerini tanımamız gerekir. Partneri(kadın) gelmeyen çiftlerde erkek tek başına da gelebilir. İsteksizlik yaşayan kişiyi, kişilik testleri ve detaylı klinik, gözlem, görüşmelerimiz ile değerlendirdikten sonra birlikte karar verilen bir terapi (cinsel terapi, çift terapileri, bilişsel davranışçı terapi, EMDR Terapisi vs. gibi) sürecine giriyoruz.nnEğer bu sorunu yaşayan kişiler bu durumu düzeltmek istesede bilinçaltı direnç oluşturduğu nokta da bizim elimizi en çok kuvvetlendiren, yani danışmanlık merkezimizde en çok çalışılan terapi tekniği EMDR (Eye movement desensitization and reprocessing) olmaktadır. Çünkü erkeğin cinselliğe dair olumsuz düşüncelerini, ilk yaşamış olduğu cinsel deneyimi, cinsel mitlerini (yanlış, abartılmış, efsaneleşmiş düşüncelerini) ele alabileceğimiz en güzel tedavi yöntemi genellikle EMDR terapisi olmaktadır. Ancak eğer davranışçı tekniklere uyumlu olabilecek bir yapı ve çift ilişkisinde ise cinsel terapi ile de bu durum çözüme kavuşabilir.

Kadir Hameş·2 Ocak 2020
Burun Kanamasının Bilinmeyen Nedenleri !
Güzellik

Burun Kanamasının Bilinmeyen Nedenleri !

Burnunuz bu ara sık sık kanıyorsa ve kanamanın nedenini bilmiyorsanız bu yazıyı okumanızda fayda var. Burun kanaması burun içi kısmını döşeyen örtünün herhangi bir alanından kaynaklanabilir. İnsanların %60’ında en az bir defa burun kanaması görülür. Genellikle kendiliğinden durabileceği gibi bazen hayatı tehdit eden durumlara da yol açabilir. Çocuk yaşlarda ve 50 yaş üstü kişilerde daha fazla görülür. Erkeklerde kadınlardan daha sık görülür. Burun ön kısım damarlarından kaynaklanan kanamalara ön kanamalar, burun arka damarlarından kaynaklanan kanamalara arka kanamalar denir. Burnumuz neden kanar? Çocuk yaşlarda daha çok ön burun kanamaları; ileri yaşlarda, damar sertliği ya da hipertansiyonu olan kişilerde daha çok arka burun kanamaları görülür. Burun kanamalarının büyük kısmı, burnun ön bölümünde bulunan kılcal bir damarın çatlaması nedeniyle tek taraflı olur. Sıklıkla kuru ve sıcak iklimlerde burun içerisini döşeyen örtünün kuruması ve tahriş olması sonucunda ortaya çıkar. Çocuklarda burun ile oynama ve hatta ufak dokunuşla dahi kanayabilir. Bu tip kanamalarda kanamanın kontrolü kolaydır, kendiliğinden bile durabilir. Arka burun kanamaları, sıklıkla orta ve ileri yaşlarda ve özellikle hipertansiyon hastalığı olanlarda veya burun ve yüz yaralanmalarında görülür. Burnun içinde arka üst bölgelerden kanama olur ve şiddeti burun ön kanamalarına göre daha fazladır ve sıklıkla geniz ve burundan aynı anda kan gelir. Kanamanın kontrolü zordur, hastaneyi yatışı ve ekstra işlemler gerektirir. Burun kanamalarının nedeni; Alerji, enfeksiyon veya kuruluk durumlarında burnun karıştırılması. Üst solunum yolu enfeksiyonlarını takibe Kuvvetli burun temizleme sonucu Kortizonlu burun spreyinin yanlış ve uzun dönem kullanımı Burun travması, burun kırıkları, yüz ve kafatası kırıkları Kanama bozukluğu ve kan sulandırıcı ilaç kullanımıd Burun kanaması olan kişi ne zaman doktora başvurmalıdır? Burun kanaması tekrarlıyorsa, 10 dakika boyunca burun sıkılmasına rağmen kanama devam ediyorsa, Kanama kısa süre sonra tekrarlıyorsa, Soğuk soğuk terleme, gözlerde kararma veya bayılma hissi varsa, Çarpıntı veya nefes almada zorluk varsa, Burun kanamasına kanlı kusma eşlik ediyorsa, Burun dışında idrar ve gaitada da kanama olması söz konusuysa, Vücutta hafif darbelerle bile morarma ve çürüklerin varlığında, Kan sulandırıcı ilaçların kullanıldığı durumlarda, Kan hastalığı, kanama bozukluğu gibi durumlar varlığında, Son dönemde kemoterapi alınmış olması durumunda mutlaka hekime başvurulmalıdır. Burun kanamasına doğru müdahale çok önemli! Kanaması olan kişiyi sakinleştirmeye çalışın. Stres ve korku hali tansiyonu yükselterek kanamanın şiddetini artırabilir. Baş hafifçe öne doğru eğilmeli kanamanın mideye gitmesi engellenmelidir. Burnun kıkırdak olan ön kısmını tamamen kavrayacak şekilde başparmak ve işaret parmaklarıyla 5 dakika kadar burun sıkılmalıdır. Bu yolla burun kanamalarının büyük kısmı durur. Durmayan kanamalar içinse acil olarak en yakın sağlık kuruluşuna başvurun. Burun kanamalarının kesin çözümü sebebinin ortaya konularak ona yönelik tedavinin yapılması ile olur. Kanamanın durmadığı ön burun kanamalarında sınırlı bir tampon veya küçük bir müdahale ile damar pıhtılaştırılarak kanama durdurulabilir. Kanama durmuşsa, tampon alındıktan sonra çoğu kez yumuşatıcı ve yara iyileştirici krem veya merhemler önerilir. Tekrarlayan burun kanamalarında mutlaka Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulmalıdır. Endoskopik muayene yöntemiyle burun içerisindeki kanama yeri belirlenebilir. Böylece kanamaya yol açan damarlar kimyasal veya elektrikli aletler ile yakılabilir. Kanamaya yol açan sebep burun eğriliği, burun eti gibi sebepler ise bunlara yönelik cerrahi işlemler uygulanır. Burun boşluklarında yerleşik bir tümörden şüphelenildiğinde biyopsi alınmalı ve gerekli tedavi yapılmalıdır. Arka burun kanamalarında burun arkasına kadar ulaşıp kanama alanına bası uygulayan özel tamponlar yerleştirilir. n

Kadir Hameş·17 Aralık 2019
Göz Tansiyonu Nedir ? Göz Tansiyonu Nasıl Tedavi Edilir ?
Güzellik

Göz Tansiyonu Nedir ? Göz Tansiyonu Nasıl Tedavi Edilir ?

Göz tansiyonu (glokom), genellikle belirti vermeyen ve göz içi basıncının görme sinirini tahrip edecek kadar yükselmesi nedeniyle görme kaybına yol açabilen bir hastalıktırnnGöz tansiyonu nedir?nnGlokom olarak da bilinen veya Karasu hastalığı olarak adlandırılan göz tansiyonu rahatsızlığı sinsi bir hastalıktır çünkü ilk evrelerinde neredeyse hiç belirti göstermez. Tamamen tedavi edilememekle birlikte genel olarak kontrol altında tutulabilir. Fakat tedavi edilmezse görme kaybına ve ilerleyen zamanda da körlüğe kadar gidebilir.nnBASINÇ ARTAR TANSİYON YÜKSELİRnnGöz tansiyonu neden olur?nnGözün içinde ön tarafta, dokuları beslemek için dolaşan bir sıvı bulunur. Bu sıvı göz içinde üretilir. Başka bir grup kanaldan da göz dışına atılır. Kimi gözlerde bu sıvı kanallardaki tıkanıklık nedeniyle dışarı atılamaz ve göz içi basıncı artar. Bunun sonucunda da göz tansiyonu yükselir.nnGöz tansiyonu (glokom) türleri nelerdir?nn1) Açık (geniş) açılı glokom: Genellikle 40 yaş üstünde görülür, göz içi sıvısının dışa akım kısmında yapısal direnç görülür. En yaygın olan glokom türüdür ve belirtileri bakımından sinsidir. Ancak hekim muayenesinde, testler sırasında anlaşılabilir.nn2) Kapalı (dar) açılı glokom: Göz içi sıvısı gözün iris dediğimiz renkli kısmının arkasına hapsolmuştur. Dışa akım aralıklı veya tamamen engellenir. Ani glokom atakları gerçekleşir.nnBULANIK GÖRME VARSA EN KISA ZAMANDA DOKTORA GİDİNnnGöz tansiyonu belirtileri nelerdir?nnGöz tansiyonu genelde belirti vermez. Bu yüzden hastanın kendisinin anlaması neredeyse imkansızdır. Ancak bazı göz tansiyonu tiplerinde, göz veya baş bölgesinde ağrı, bulanık görme, ışıklar etrafında hareler ve mide bulantısı olabilir. Bu belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir göz doktoruna başvurulmalıdır. Aile hikayesinde yani anne, baba ya da kardeşinde göz tansiyonu olanlarda görülme olasılığı yüksektir. Özellikle 35 yaşından sonra her sene göz tansiyonuna bakılmalıdır.nnGöz tansiyonu nasıl ölçülür?nnGöz tansiyonu teşhisindeki en önemli etken göz tansiyonunun ölçülmesidir. Bunu yapan alete 'tonometre' denir ve iki yöntemle göz tansiyonunu ölçebilir. İlkinde göze hava üfleyerek bir karşı basınç oluşturur ve öylelikle ölçülür ya da göze anestezi bir damla damlatılır ve gözle temas sağlanarak ölçüm yapılır.nnDAMARLAR, SİNİRLER VE RETİNA İNCELENİRnnGöz tansiyonu değerleri kaç olmalıdır?nnGöz tansiyonu değerleri de kan basıncı değerleri gibi kişiye göre farklılık gösterir. Kimisine göre 17 mmHg basınç yüksek bulunurken kimisine göre 22 mmHg basınç normal bulunabilir. Göz doktorlarının yaptığı muayeneler sonucunda göz içindeki kan damarları, göz sinirleri ve retina incelenerek basınç değerlerinin o hastaya göre yüksek olup olmadığı tespit edilir.nnGöz tansiyonu nasıl tedavi edilir?nnGöz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tayfun Bavbek, 'Göz tansiyonu (glokom) olarak adlandırılan hastalık, üç ayrı yöntem ile kontrol altına alınabilir' dedi ve şöyle sıraladı:nnBunlardan ilki göz içi basıncını düşürmek için başlanılan damlalardır. İlaç tedavisi ile kontrol altında tutulabilen göz içi basıncına, herhangi bir müdahale etmeden yıllar içerisinde bu yöntemle hasta takip edilebilir. Bir veya birden fazla damla kullanımına rağmen düşmeyen göz içi basıncına farklı yöntemlerle müdahale etmek durumunda kalınabilir.nnİkincisi lazer tedavisidir. Ani gelişen göz tansiyonu krizlerinde irise lazer ile açılan bir kanalla göz basıncı düşürülür. Cerrahi müdahale gerekene kadar ara dönemde uygulanabilir.nnÜçüncüsü ise cerrahi müdahaledir. Göz içindeki sıvının drenajını kolaylaştırmaya yönelik girişimlerdir. Bir kısmında minyatür valf ya da seton denilen implantlar kullanılır. Göz içerisinden veya dışarısından uygulanır.

Kadir Hameş·5 Aralık 2019
Apandisitin 5 Tehlikeli Belirtileri !
Güzellik

Apandisitin 5 Tehlikeli Belirtileri !

Eğer vücudunuzda apandisitiniz olduğuna dair belirtiler gözlemliyorsanız, ilaç kullanmaktan kaçının ve hemen bir doktora görünün. Apandisit, kalın bağırsağa bağlı küçük bir kese olan apandis iltihaplandığında ortaya çıkan hastalığa verilen addır. Bu hastalık acillerde en çok karşılaşılan hastalıklardandır. Bu yüzden apandisit olabileceğinizi işaret eden belirtilerin neler olduklarını bilmeniz önemlidir. Apandisin temel görevi kalın bağırsağın düzgün çalışmasını sağlayan bakterileri muhafaza etmek ve korumaktır. Enflamasyon genellikle apandis yabancı bir vücut maddesi ya da dışkısal madde ile tıkandığı ve bundan ötürü çok fazla bakteri oluştuğunda meydana gelir. Apandisit her yaştan bireyde görülebilse de, en yaygın olarak 10 ile 35 yaş arasındaki bireylerde görülür. Apandisitin çok farklı belirtileri olduğundan dolayı teşhis etmeniz pek de kolay olmayabilir. Apandisit özellikle çocuklarda ve yaşlılarda görüldüğünde, o yaşlardaki insanların yakalandıkları diğer hastalıklar ile karıştırılabileceğinden ötürü, teşhis koymak daha da zorlaşır. Apandisit Olabileceğinizi Belirten 5 Tehlike Çanı karnına sıcak su torbası koyan kadı Unutmayın ki apadisite zamanında müdahale etmezseniz, apandisiniz patlayabilir ve bu da karnınızın içinde enfeksiyona (karın zarı iltihabı) sebep olabilir. Bu sebepten ötürü, apandisit olabileceğinizi belirten işaretleri tanıyabilmeniz gerekir. Farkında Olmanız Gereken Belirtiler 1. Akut Karın Ağrısı Apandisitin ilk belirtisi göbek deliği çevresinde görülen akut ağrıdır. Belirtiler başta hafif görülebilir ama zamanla daha da kötüleşerek dayanılmaz hale gelir. Ardından bu ağrı genellikle karnın sağ alt bölgesine doğru iner. Öksürdüğünüzde, yürürken ya da ani hareketler yaptığınızda daha şiddetli bir ağrı hissedersiniz. Ağrının karnın sol tarafında hissedildiği vakalar da görülmektedir. Bu durum genellikle apandis normalden uzun olduğunda ve genişlediğinde meydana gelerek, bu bölgede rahatsızlığa sebep olur. Bunu da okuyun: Akut Karın Ağrısından Kurtulmanın 9 Doğal Yolu 2. Bulantı, Kusma ve Ateş Akut karın ağrısı başladıktan birkaç saat sonra bulantı, kusma ve bazı durumlarda vücut sıcaklığında artış görülebilir. Bu durumlar görüldüğünde apandisit olabileceğinizinden şüphelenmeye başlarsınız ve tehlike çanlarının çaldığını düşünürsünüz. 3. Kabızlık Ya Da İshal Apandisit olduğunuzda ishal, kabızlık ve dışkıyı tutamama gibi durumlar da görülür. Tüm bu mide problemleri ve yukarıdaki durumlar apandisinizde kronik bir durum olduğunu gösteren en geçerli işaretlerdir. 4. Belirtiler Zamanla Geçmez Apandisiti olan kişi dinlendiğinde dahi ağrının geçmediğini fark edecektir. Hatta tam tersi, durumunun daha da kötüye gittiği hissedilebilir. Bu da hastanın ayağa kalkmasını ve yürümesini zorlaştırır. 5. Temas Konusunda Hassasiyet Eğer sadece dokunarak dahi ağrı daha da yoğun hale geliyorsa, artık apandisit olabileceğinizi biliyorsunuzdur. Bu noktada en kısa sürede bir uzmana görünmelisiniz. Tıbbi Yardım Alı hastanede yatak taşıyan doktorlar Gözlemlediğiniz belirtilerin apandisit olabileceğinizi gösterdiğini düşünüyorsanız, ilaç almaktan kaçının ve hemen bir doktora görünün. Bu hastalığın teşhisini koyacak ve gerekli tedaviyi önerebilecek tek kişi bir sağlık uzmanı olacaktır. Doktorunuz apandisit teşhisi koyduğunda, yapmanız gereken şey apandisinizi aldırmaktır. Apandisinizi aldırmanız gerekiyorsa endişelenmeyin. Enflamasyon görülen bir apandise sahip olmaktansa bu organ olmadan hayatınıza devam etmeniz çok daha iyidir. Neyse ki, apandisit ameliyatından sonra çoğu hasta çok çabuk toparlanır. Bunu da okuyun: Enflamasyon İçin En İyi Doğal Reçeteler Öneriler Apandisit olabileceğinizi teşhis ettirmeniz için doktora gitmeniz gerekmektedir, evde belirtileri hafifletmek için ilaç almaktan kaçının. Bundan ötürü: Hiçbir ilaç almayın. Kas gevşetici kullanmaktan kaçının. Sıcak kompres yapmayın. Muayeneye kadar bir şeyler yiyip içmeyin. Ayrıca apandisite karşı önceden önlem de alabilirsiniz. Lif açısından zengin gıdalar tüketmek sindirim süreçlerini geliştirecek ve apandisit olma ihtimalinizi azaltacaktır. Daha fazla meyve, sebze, tahıl yiyin ve bolca su tüketin. Bunun yanı sıra, apandisit olan herkesin bu belirtileri göstermeyeceğini de unutmayın (bazıları yalnızca genel bir rahatsızlık hissederler). Fakat bahsettiğimiz durumlardan birkaçını deneyimliyorsanız doktorunuzla irtibata geçmeli ve hastaneye gitmelisiniz. n

Kadir Hameş·26 Kasım 2019