Mega Sağlık
AnasayfaKategorilerAraInstagram

Instagram'da Biz

Tümü →
Kış aylarında cilt bakımı ipuçları 🧴✨ #ciltbakımı #sağlık
Sağlıklı kahvaltı önerileri 🥑🍳 #beslenme #sağlıklıyaşam
Günlük 10.000 adım hedefi için motivasyon 💪 #fitness
Doğal cilt maskesi tarifi 🌿 #güzellik #doğalbakım
Uyku kalitesi için 5 altın kural 😴 #sağlık #uyku
SPF kullanımı yıl boyu önemli ☀️ #ciltkoruma

Mega Sağlık

Sağlık haberleri ve bilgilendirme portalı

HakkımızdaİletişimInstagram

© 2026 Mega Sağlık. Tüm hakları saklıdır.

  • Anasayfa
  • Kategoriler
  • Ara
  • Instagram
Genel Sağlık

Genel Sağlık

Avrupa'da İlaç Sıkıntısı Son Bulmuyor
Genel Sağlık

Avrupa'da İlaç Sıkıntısı Son Bulmuyor

Avrupa'da son dönemlerde ilaç sıkıntısı problemi giderek artmaktadır. Birçok hastanın gereksinim duyduğu ilaçlar, üretim kapasitesinin yetersizliği, hammadde sıkıntısı ve tedarik zincirindeki gecikmeler nedeniyle mevcut olmayabilmektedir. Bu durum, hastaların tedavilerini sürdürebilmeleri veya hastalıklarının kontrol altına alınması açısından ciddi bir sorun oluşturmaktadır. Bu sorunun nedenleri arasında, öncelikli olarak hammadde üreticilerinin ülkelerarası ticaret anlaşmazlıkları, politik belirsizlikler ve doğal afetler gibi faktörler bulunmaktadır. Ayrıca, pandemi sürecinin yarattığı talep artışı da bu sorunu daha da ağırlaştırmaktadır. Bu sorunun çözümü için, Avrupa Birliği ve üye ülkelerin ilaç tedarik zincirini güçlendirmek, hammadde tedarikini güvence altına almak ve alternatif tedarik kaynaklarının geliştirilmesi gibi çalışmalar yapması gerekmektedir. Ayrıca, hastaların ihtiyaç duydukları ilaçların bulunabilirliğini garanti altına alacak tedarik güvenliği yönetmeliklerinin yürürlüğe konması da bu sorunun çözümüne yardımcı olacaktır. Bu sıkıntının çözülmesi, hastaların tedavilerine devam edebilmeleri ve sağlık hizmetlerinin kalitesinin sürekli olarak sürdürülebilmesi açısından hayati önem taşımaktadır. n

Kadir Hameş·5 Şubat 2023
Okula başlayacak çocuklara görme taraması yapılacak
Genel Sağlık

Okula başlayacak çocuklara görme taraması yapılacak

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, "Ulusal Görme Taraması Programı" kapsamında ilköğretim çağındaki çocuklara 1. sınıfa başlayacağı yıl görme taraması yapılacağını açıkladı Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, okul öncesi ve okul çağı çocuklarını kapsayan "Ulusal Görme Taraması Programı Genelgesi"ni hazırlayıp 81 ile gönderdiklerini kaydetti. Genelge ile bebeklerde ve okul öncesi dönemde yapılan görme taramalarını okul çağını da kapsayacak şekilde genişlettiklerine dikkati çeken Koca, "Ayrıca görme taramalarının hangi yaş gruplarına nasıl yapılacağına dair de bir uygulama rehberi hazırlayarak internet üzerinden hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarımızın erişimine açtık" ifadelerini kullandı. Hangi çocuklara tarama yapılacak? Koca, bu taramalar sayesinde görmenin normal gelişimini engelleyecek risklerin saptanacağını ve yetersiz görmesi olan bebek ve çocukların erken dönemde tespit edileceğini vurguladı. Koca, şunları kaydetti: "Böylelikle başta şaşılık, kırma kusurları, katarakt, göz tembelliği gibi rahatsızlıkları erken teşhis ederek, gerekli tedaviye geç kalmadan başlamış olacağız. Güncellenen tarama programı ile aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı tarafından, 0-3 aylık bebeklerin 3. ay izleminin sonuna kadar, 36-48 aylık çocukların 5. izlemi içerisinde ve ilköğretim çağındaki çocukların 1. sınıfa başlayacağı yıl görme taraması yapılacak." Ailelerin ihmal ettiği göz muayenesini okula atılan ilk adımla birlikte tespit etmek istediklerini söyleyen Fahrettin Koca, son yıllarda Türkiye'de uygulanan sağlık politikalarıyla ülkemizin sağlık alanında ve diğer birçok alanda çağ atladığını belirtti. Aile hekimi muayene edecek Taramanın aile hekimi tarafından "risk faktörleri açısından sorgulama, görme muayenesi, kırmızı refle testi" şeklinde yapılacağını belirten Koca, sonuçların Aile Hekimliği Bilgi Sistemi'ne kaydedileceğini ifade etti. Koca, pozitif muayene bulgusu ya da risk faktörlerinden herhangi birinin varlığı durumunda, çocuğun ileri tetkik ve muayene için göz hastalıkları uzmanına sevk edileceğini ve sürecin takip edileceğini anlattı. n

Kadir Hameş·23 Şubat 2020
Kronik Yorgunluktan Ozon Tedavisi ile Kurtulunuz
Genel Sağlık

Kronik Yorgunluktan Ozon Tedavisi ile Kurtulunuz

Merhabalar kıymetli takipçilerimiz kronik yorgunluktan ozon tedavisi ile kurtulmayı sizlere anlatacağız saygılarımızla sağlıkla kalınız. Kış aylarının gelmesiyle beraber herkesin üzerinde hissettiği ağırlık bazen kronik yorgunluğa dönüşebiliyor. Havanın erken kararması, gecelerin uzun olması da bu durumu tetikleyebiliyor. Uzun geceler, kısa günler, sabahları yataktan kalkmama isteği ve serin havalar herkeste farklı etkiler gösterebiliyor. Kış ayları herkesi etkilese de bu durumlar bazılarında kronik yorgunluğa dönüşebiliyor. Dr. Kürşat Salgar, ozon tedavisi ile kronik yorgunluğun da önüne geçilebileceğini söylüyor. Salgar, “Ozon terapisi kişiye özel olarak planlanır. Terapiler sonucunda yüksek enerji ve zindelik hissinin arttırır” diyor. Dr. Kürşat Salgar, “Özellikle kış aylarında yaşanabilen kronik yorgunluktan ozon terapisi ile kurtulabilirsiniz. Ozonun başlıca 3 etkisi vardır. Yara iyileşmesi, doku onarımı, dokunun diri kalması gibi yerel iyileşme faktörlerini uyarır. Her şeyden önemlisi ise hücrenin enerji santralinde oksijen azlığından ötürü üretilemeyen ATP sayısını, yani vücudun enerjisinin temel moleküllerinin sayısını, normale çevirir” diyor ve şu bilgileri veriyor: Kapalı ortamlar kronik yorgunluğu tetikliyor Kapalı ortamlarda yaşayan insanlar düşük oksijenle yaşarlar. Kronik yorgunluğun nedenlerinden biri de budur. Yani kötü yakıtla çalışıyoruz. Ozon, siz evde otururken kapınızın çalınması ve bir adamın elinde bir çanta dolusu para ile içeriye girip masanızın üzerine bırakması kadar bedene iyi gelir. Bedeni derleyip toparlar ve onarır. Oksijen azlığının hücrelerdeki serbest radikallerin salınmasına yol açar. Bu serbest radikallerin de birer top mermisi gibi hücrelerin duvarlarını, DNA’larını parçaladığını ve hücrelerde yıkıma yol açar. Ozon terapisiyle serbest radikaller yakalanır ve hücrenin yaşlanması normalleşir. Ozon, bir insanın kendine yapabileceği en büyük yatırımdır İyileşmeyen yaralar, diyabetik ayaklar, dolaşım bozuklukları, kronik yorgunluklar, bağışıklık sisteminin bozulduğu durumlar, herpes, zona, hepatit gibi virüs hastalıklarının ağır seyrettiği durumlarda da ozon terapisinin etkili olduğuna dikkat çeken Dr. Kürşat Salgar, “Ozon bir insanın kendine yapabileceği en büyük yatırımdır. Tabii ki bir mucize değildir. Bilimsel bir temeli olan, yaklaşık 100-150 yıldır üzerinde çalışılan tamamlayıcı bir tıp bölümüdür” diyor. Tedavinin 21 yaş üzerindeki kişilere uygulanabildiğini söyleyen Salgar, hastanın enerjisini, kognitif faaliyetlerini ve bilişsel düzeyini olumlu etkilediği için ileri yaşlarda ozon terapisinin daha yararlı olacağını belirtiyor.

Kadir Hameş·19 Ocak 2020
Psikodrama nedir ? Nasıl uygulanır ? Etkileri !
Genel Sağlık

Psikodrama nedir ? Nasıl uygulanır ? Etkileri !

Psikodrama sözcüğü, “pysche” ve “drama” dan oluşur. Ruh dünyasının eyleme dökülmesi anlamına gelir. Psikodrama sahnesinde rüyalar, geçmişte yaşantılar, gelecekle ilgili hayaller, ilişkiler, günlük yaşantılar, korkular gibi aklınıza her ne gelirse çalışılabilir. Psikodramada işlenen konu ve sorunlar geçmiş, şimdi ve gelecekle ilgili olabilirler. Çocukların duygusal ve davranış sorunları, ergenlerin bu döneme özgü yaşadıkları ruhsal sorunlar ve yetişkinlerin aile, iş ve ruhsal dünyalarıyla ilgili sorunları psikodramada ele alınabilir. Psikodramaya kendini geliştirmek isteyen, psikolojik tarihi ile karşılaşmak isteyen, sorunlarıyla baş etmekte zorlanan herkes ve her yaştan kişi katılabilir.nnPsikodrama nedir?nnPsikodrama sözcüğü, “pysche” ve “drama” dan oluşur. Kelime olarak da ruh dünyamızın eylemle anlatım bulması anlamına gelir. Psikodrama tiyatro tekniklerini ruh sağlığı ile birleştiren doğaçlama ve yaratıcılık üzerine kurulu bir psikoterapi yöntemi olarak da tanımlanabilir. Ayrıca insanın dramatik canlandırmalar yoluyla kendisini tanıyabileceği, geliştirebileceği, şimdi ve burada ilkesiyle anı yaşayabileceği, spontanlığıyla yaratıcı eylemde bulunabileceği bir yöntemdir.nKişi yaşantısını sahnede ortaya koyduğu zaman, ruhsal yaşamını belli bir biçim ve tavır içinde somutlaştırmakta, dışa aktarmaktadır. Yaşantının grup tarafından yeniden sahnelenmesi ile kişinin ruhsal dünyası iyileşir. Toplumsal boyutu olan konularda geniş gruplarla yapılan çalışmalar, “Sosyodrama” olarak adlandırılır.nnPsikodrama nasıl uygulanır?nnPsikodrama grupları ortalama 12 kişiden oluşur. Genellikle sonradan üye katılımının olmadığı kapalı grup uygulaması şeklinde yapılmaktadır. Bir oturum yaklaşık 2,5 saattir. Haftada bir olmak üzere toplam 12 oturum olarak düzenlenir.nnPsikodrama sahnesinde rüyalar, geçmişte yaşantılar, gelecekle ilgili hayaller, ilişkiler, günlük yaşantılar, korkular gibi aklınıza her ne gelirse çalışılabilir. Psikodramada işlenen konu ve sorunlar geçmiş, şimdi ve gelecekle ilgili olabilirler. Herkesin hikayesine sahnede bir yer vardır ve ilgilenen herkes katılabilir. Süreç, oyunculuk gibi herhangi bir profesyonel beceri gerektirmemektedir.nnOturumlar ısınma ile başlar. Çeşitli dramatik oyunlar başlatıcı olarak kullanılabilir. Ardından grubun ihtiyacı doğrultusunda ya da öne çıkan bir grup üyesinin (Protagonist) ihtiyacıyla içsel yaşantının canlandırıldığı oyun/eylem olarak tanımlanabilecek süreç ile devam edilir ve son olarak da yaşantının ve deneyimin paylaşıldığı aşama ile oturumlar sonlandırılır.nnPsikodrama hangi sorunların tedavisinde etkilidir?nnPsikodrama bireylere, dramatik canlandırmalar yoluyla, geçmiş ve güncel sorunlarını ve çatışmalarını ya da geleceğe dair beklenti, kaygı ve güçlüklerini ele alarak hazırlanma, başa çıkma becerilerini görme ve bunları deneme olanağı sağlar.nÇalışmanın temel yaklaşımı insanın spontanlık ve yaratıcılık kaynaklarını harekete geçirerek, onu, kendisi, toplum ve çevre için sorumluluğunu alacak duruma getirmektir.nİnsanın katı davranışlarının yumuşak, esnek duruma gelmesine, özgür ve spontan olmasına, empati kurabilmesine ve sorumluluk alabilmesine olanak verir.nBireyin sosyal beceri kazanmasına yardımcı olur.nÇocuk ve yetişkinlerde, madde bağımlılarının tedavisinde, yeme bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu, kişilik bozuklukları ve cinsel tacize uğrayan kimselerin tedavisinde kullanılabilir.nŞizofreni ve post-travmatik stres bozuklukları gibi rahatsızlıkların semptomlarının hafifletilmesinde yararlı olduğu birçok vak’ada gösterilmiştir.nTravma, kayıp ve yas durumlarında, ruhsal dünyamızla ilgili bitmemiş işlerimizde, ilişki problemlerinde, psikosomatik şikayetlerde bireysel farkındalık kazanmak isteyenler için psikodrama en uygun ortamı sağlar.nnKimler psikodramadan fayda görür?nnÇocuk, ergen ve yetişkin olarak düşünürsek herkes psikodramadan fayda görebilir. Çocukların duygusal ve davranış sorunları, ergenlerin bu döneme özgü yaşadıkları ruhsal sorunlar ve yetişkinlerin aile, iş ve ruhsal dünyalarıyla ilgili sorunları psikodramada ele alınabilir. Ayrıca kişilerin psikodramaya katılmaları için problemleri olması gerekmez. Psikodramanın eğitimsel ve geliştirici bir yönü de vardırnBunun dışında rol eğitimleri, davranış geliştirme ve mesleki eğitimlerde kullanılır. İş yerinde ekip olmak, verimi arttırmak, çalışanlar arasında iletişimi geliştirmek ya da yeni bir işi öğrenmekle ilgili rol eğitimleri psikodrama aracılığıyla yapılabilir.nnPsikodrama türlerinnBaş oyuncu veya kişiyi merkeze alan psikodrama: Bu türde grup üyelerinden birinin getirdiği sorun ele alınır. Amaç baş oyuncunun rahatlamasını, ruhsal yönden gelişmesini ve farkındalığını arttırmaktır.nGrubu merkeze alan psikodrama (Sosyodrama): Grup uygulamalarında tarihsel ve sosyo-politik bir sorunun irdelenmesi, deneysel bir inceleme yapmak için herkesin araştırmak istediği, kaygı duyduğu bir konu üzerine psikodramatik tekniklerin kullanıldığı bir çalışma yöntemidir. Grup ve konu odaklı çalışmalar sosyodrama ile ele alınır.nnPsikodramanın temel ögelerinnSahne: Psikodramanın geçtiği yerdir.nnProtagonist: Psikodramada kendi yaşantısını getiren “baş oyuncu”durnYönetici/Terapist: “Psikodramatist”, “lider”, “terapist” ve “kolaylaştırıcı” gibi isimlerle de adlandırılan yönetici, psikodramanın tüm aşamalarından ve çalışmasından sorumlu olan profesyonel kişidir.nYardımcı egolar: Psikodrama oturumlarında, protagonistin yaşamındaki önemli kişiler, duygular ve olgular protagonistin gruptan seçtiği kişiler yardımı ile sahnede canlandırılır. Bu kişilere “yardımcı egolar” denir.nGrup: Grup izleyicilerle birlikte gruba katılanların tümüdür.nParanoya nedir? Neden olur? Belirtileri ve tedavi yöntemlerinnPsikodrama tekniklerinnEşleme: Yöneticinin, yardımcı yöneticinin ya da grup üyelerinin protagonistin işine yarayacak duygu ve düşüncelerini onun ağzından arkasında durarak söylemesidirnAynalama: Yardımcı egonun protagonistin rolüne geçerek onun hareket, duygu ve düşüncelerini canlandırması ile protagonistin kendisine uzaktan bakıp kendini yeni bir gözle görmesinin sağlanmasıdır.nRol değiştirme: Oyun sırasında rolünü aldığı kişinin yaşantısını, deneyimini ve en önemlisi duygusunu almak ve böylece “o” olmaya çalışmaktır.

Kadir Hameş·3 Ocak 2020
Kardeş Kıskançlığını Önlemek için Yöntem !
Genel Sağlık

Kardeş Kıskançlığını Önlemek için Yöntem !

Her ne kadar kıskançlık bazı zamanlarda ortaya çıkabilse de, sevgi, saygı ve iletişim yumağı ile büyümüş bir çocuğa kardeş gelmesi durumunda hazırlıklı olmak gerekir.nnKardeşler arasında kıskançlık gayet normal bir durumdur. En nihayetinde, yeni bir bebeğin aileye katılması annenin, babanın ve tüm yetişkinlerin dikkatini ona yönelttiği için, kardeş bu duruma biraz şaşırabilir.nnAnnelerin ve babaların, ikinci çocuklarını da birincisi gibi sevip sevmeyeceği düşünceleri olurken, büyük kardeşler ise kendilerinin yine sevilip sevilmeyeceği hususunda kararsız kalırlar. Genç ve büyükçe çocuklar ve ergenler endişeli bir dönem yaşayabilir.nnÇocuklarınızı Yeni Gelecek Kardeşleri için Hazırlayınnhamile kadın çok mutlunKardeşler arası kıskançlığı yönetmek ilk çocuk ile başlar.nnEğer ilk çocuğunuzu, ihtiyaç duyduğu sevgi, saygı ve iletişim ağı ile büyütmüş iseniz, aileye yeni katılan bir üye ile annesini ve babasını paylaşmaları için hazır olmaları gerekir.nnAnnesinin hamile olduğunu öğrendikleri zaman, büyük kardeşin de sürecin bir parçası olması gerekir. Kardeş sevgisi kendiliğinden oluşmaz, miras da kalmaz ya da kan bağı ile de sağlanmaz. Bunu yapacak olan anneler ve babalardır.nnKardeş sevgisi, gebelik zamanı içerisinde ortaya çıkmalıdır. Belki de büyük kardeş de doktor kontrollerine gitmeli ve aileye yeni katılacak olan kardeşini ekranda görmelidir.nnAynı şekilde, aile eğitim seminerlerine ya da bebeğe bir isim koyma sürecine de katılabilir. Kardeşler arası bir bağ kurulması görevi anneye ve babaya düşer.nnBu yazıya da bakın: Kardeş: Seçmediğiniz En İyi ArkadaşnnKardeşler Arası Kıskançlık Olduğu ZamaÇocuklar, bebeklerin de ailede kalıcı olduğunu bilmelidir. Her ne kadar, ilk birkaç ay içerisinde annenin ve babanın tüm dikkati yeni doğana çevrilse de, zaman geçtikçe birbirlerinin oyun arkadaşı haline gelen kardeşler olacaklardır.nnKardeşler arasında çok büyük bir yaş farkı olsa bile, hala birçok şeyi paylaşabilir ve aralarında bir bağ kurabilirler. Kardeşler arası kıskançlık, çocukların ailede ve annenin ve babanın gönlünde nasıl bir yere sahip olduğunu sorgulaması ile başlar. Bu nedenle, küçük kardeş büyüğü ya da büyük küçüğü kıskanabilir.nnTüm çocukları güvende hissettirmek annelerin ve babaların görevidir. Tüm çocuklar eşit şekilde sevilmeli, ihtiyaçlarına ve özel yanlarına dikkat edilmelidir. Bu sayede, kardeşler arası kıskançlık çok fazla ortaya çıkmaz.nnKıskançlığı Yönetmek için YöntemlernnKardeşler arası kıskançlık birçok şekilde kendini belli eder: öfke nöbetleri, kötü muamele, daha önce aşılan sorunların tekrar ortaya çıkması, bağrışmalar ve kavgalar. Yine de, anneler ve babalar kardeşler arası kıskançlık ihtimalini azaltabilir.nnYararlı olduğu kanıtlanmış olan birkaç yöntemi sizler ile paylaşmak istiyoruz:nnHer çocuğun, kişiliğine ve kendine has özelliklerine göre sevilmeye ihtiyacı vardır.nAnneler ve babalar, kardeşler arası bağın kurulması için uygun ortamlar oluşturmalıdır.nKardeşler arası sınırlar ve kurallar olmalıdır. Ne kadar kızgın olurlarsa olsunlar, kardeşler birbirleri ile konuşmadan duramaz, uyuyamaz ve sabah birbirlerini görmeden yataktan çıkamazlar. Ayrıca, sorunlarını çözmek için birbirlerine bağırıp çağıramaz ve fiziksel şiddete başvuramazlar.nAnneler ve babalar her bir çocuğun kişisel ihtiyaçlarını karşılamalıdır.nTüm çocuklarınızı aynı şekilde sevdiğinizi açıklamanız gerekir. Yine de, bunu söylemek yeterli olmadığı için eyleme de dökmeniz lazım.nAnneler ve babalar tek bir çocuğa yönelik özel ilgiden kaçınmalıdır.nAnneler ve babalar çocukları arası kıyaslama yapmamalıdır.nEğer çocuklar kavga ederlerse, anneler ve babalar bunun şiddete dönüşmemesi gerektiğinden emin olmalıdır. Bu farklılıkları ortadan kaldırmak adına gerekli araçları sunmaları gerekir.nKardeşler arası kıskançlık, rekabete ve hatta fiziksel şiddete dönüştüğü zaman, bir psikolog ile görüşmenizde yarar var. Çocuklarınızdan biri agresif, içine kapanık ve depresif bir hale gelirse de yardım almanızda fayda var.nBu yazı da ilginizi çekebilir: Çocuklar Arasında Çıkan Kavgalar Nasıl Kontrol Edilir?nnSonuçnnHer bir çocuğun karakterine saygı duymak, kardeşler arası kıskançlığı önlemek için elzemdir. Anneler ve babalar, çocukları arasındaki saygı ve sevgi bağlarını kurmak ile görevlidir.nnAnnesinden ve babasından sevgi, saygı ve hoşça geçen vakitler alan bir Bir çocuk mutlu bir çocuk olacaktır. Anne ve babasından aldıkları bu ögeleri kardeşleri ile de paylaşacaktır.nnAkabinde anneler ve babalarda aynı şekilde kaliteli zaman, sevgi ve saygıyı tüm çocukları için göstermelidir. Bu durum, kardeşler arası kavga ve gürültünün olmayacağını garanti etmez. Yine de kardeşler, annelerinin ve babalarının kalbinde özel bir yere sahip olduklarını bildikleri için farklılıklarını geride bırakabileceklerdir.

Kadir Hameş·3 Ocak 2020
Beyin Kanaması Nedir ? Beyin Kanaması Hakkında Bilinmeyenler !
Genel Sağlık

Beyin Kanaması Nedir ? Beyin Kanaması Hakkında Bilinmeyenler !

Bir trafik kazası sonrası yaşanan beyin kanamalarına her ne kadar aşina olsak da bu sağlık problemi sadece travma sonrasında ortaya çıkmıyor. Doğuştan gelen birçok sebebe bağlı olarak da meydana gelen beyin kanamaları, erken yaşlarda da çok ciddi sorunlara yol açabiliyor.nnBeyin kanaması nedir?nnKafatası içinde yer alan tüm kanamalar beyin kanaması olarak tanımlanır ancak hangi sebeple yaşandıklarına bağlı olarak farklı isimlendirilirler. Beyni besleyen damar cidarının yırtılmasıyla kanın beyinde yayılması ve beyin dokusunu tahrip etmesine yol açar.nnBeyin kanaması çeşitleri nelerdir?nnBir kaza veya yaralanmaya bağlı olarak ortaya çıkan beyin kanamaları travmatik, kendiliğinden oluşan beyin kanaması ise spontan olarak tanımlanır. Bunun yanı sıra gerçekleştiği yere göre ise;nEpidural, (Dış beyin zarı ile kemik arası)nSubdural, (Dış beyin zarı ile orta beyin zarı arası)nSubaraknoid,(Orta beyin zarı ile iç beyin zarı/beyin arası)nİntraserebral, (Beyin dokusu içi)nİntraventriküler (Beyin içerisindeki su havuzcuklarının içi) olmak üzere 5 farklı kategoriye ayrılır.nTravma sonucu yaşanan beyin kanamaları beş alanda da görülebilir. Spontan gelişen beyin kanamaları ise genellikle subaraknoid veya intraserebral olarak görülür.nnBu sebepler beyin kanamasına zemin hazırlıyor;nnHipertansiyon,nŞeker hastalığı,nBilinçsizce kullanılan doğum kontrol hapları,nÇok fazla alkol tüketmek,nUyuşturucu madde kullanmak,nBağ ve doku hastalıkları,nKan sulandırıcı ilaçlar kullanmak.nBeyin kanamaları sadece yaşlılarda görülmüyornnBeyin kanamalarının genel olarak yaşlılarda görüldüğü düşünülse de gençlerde de sıklıkla görülebilir. Doğumsal damar anomalileri ve travmalar sebebiyle yaşanan beyin kanamaları,erken müdahale edilmediği takdirde çok ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getirir. Trafik kazaları, düşme, darp, ağır sporlar ve aktif bir yaşam süren genç nüfusun travmalara bağlı beyin kanaması geçirme riskini yükseltiyor.nnBeyin kanamasının belirtileri nelerdir?nnÇok şiddetli baş ağrısı,nAni bilinç kaybı,nNöbet geçirme,nMide bulantısı,nKusma,nKonuşmada zorlanma,nGörme bozukluğu,nKol ve bacaklarda halsizlik.nAyrıca;nnTam veya kısmi felç,nBulanık ve çift görme,nBayılma,nKasılma ve titreme,nIşığa hassasiyet,nİdrar kaçırma,nKulakta çınlama,nEnsede sertlik görülebilir.nBeyin kanaması nasıl teşhis edilir?nnOlası beyin kanamalarının teşhisinde Bilgisayarlı Tomografi tercih edilir. Eğer yapılan inceleme sonucunda hastada beyin kanaması saptanırsa kanamanın sebebini öğrenmek için başka yollara başvurulur. Bunlar; tomografili anjiyografi (BT anjiyografi), manyetik rezonans (MR) görüntüleme ve MR anjiyografi ve kasıktan girilerek yapılan anjiyografidir.nnBeyin kanaması nasıl tedavi edilir?nnBeyin kanamalarına acil müdahale edilmesi gerekir dolayısıyla yukarıdaki belirtiler söz konusu olduğunda kişilerin mutlaka doktora başvurması gerekir. Uygulanan tedavinin amacı kanamanın hafifletilmesi, yaşanabilecek sorunların önlenmesi ve kanamaya sebep olan nedenlerin ortadan kaldırılması üzerine kuruludur.

Kadir Hameş·2 Ocak 2020